Günlerden karanlık,insanın boğazında leş bir balgam bırakan ağırlıkta bir gündü.Bilgelerin kehanetlerinde bahsettiği,günün birinde tek bir peçete ile sıçmayı başarıp bütün dünyaya huzur ve gelmek bilmeyen beraberliği getireceğine inanılan erkek çocuğunun doğmasından tam 20 soğuk yıl geçmişti.Halk 20 yıldır o sancılı ve korku dolu doğumun olduğu günden beridir ekinlerinden hasat alamıyor,hayvanlarından yavru alamıyor,deyim yerindeyse bi lokma ekmeği zor kursağından geçiriyordu.Herkes seçilmiş olanın tek peçeteyle sıçacağı o kutsal günün gelmesini iple çekiyordu.Fakat seçilmiş olan kendini karıya,kıza,kumara vermiş çalıştığı rot-balans dükkanından kazandığı 2 kuruşu pavyonlarda yiyordu.
O sancılı ve korku dolu doğumun üstünden tam 20 yıl geçmişti..
Seçilmiş olan gecenin en hayalet zamanlarından birinde evine dönerken bakkala uğramış,yarım salam-kaşar yaptırmak için Ragıp amcayı yatağından kaldırmıştı.Tam o sırada pavyondan defalarca cıkarmaya çalıştığı fakat her seferinde başka adamlarla yiyişirken yakaladığı yarini görmüştü.1-2 dolu gözlü sohbetten sonra evine doğru yola koyuldu.Eve vardığında salam-kaşarını yedi,son bir sigara içip yatıcaktı.Sigarasından 3. nefesini çekerken daha önce görülmemiş cinste ve büyüklükte,bir orduyu saniyeler içerisinde yok edebilecek bir karın ağrısı hissetti içinde.Ekseriyetle sıçması gerektiğinin farkına vardı ve kubura benzeyen tuvaletine doğru hızlı adımlarla ilerledi.Dikkatli bir insan olduğundan sıçmadan önce suların akıp akmadığına ve tuvalet kağıdı miktarına bakardı.Zira kendisi göt temizliğine el temizliğinden önem verirdi.Götleri çok severdi.
Götleri çok severdi...
Tuvalet taramasını yaparken hiç tuvalet kağıdının kalmamış olduğunu farkettiğinde yıkılmıştı,adeta evladını savaşta kaybetmiş yalnız bir balıkçının yalnızlığına bürünmüştü an gelince.Hava artık aydınlanmış,kasaba ahalisi sokaklarda işe güce başlamıştı.Seçilmiş olan evde tuvalet kağıdı ararken sadece geçen günden kalma kaşar-salamın peçetesini bulmuştu.Tanrım! o gün geliyor muydu.Başaramayacağı,tek peçetele sıçamayacağı korkusu aklına ve kalbine düştükten sonra hızla kasabadan uzak olan evinden çıktı ve kasabaya doğru koşmaya başladı.Koşarken şahane büyüklükte bir bok makatını adeta tokmaklıyor,çıkmasına izin vermesi için işkence ediyordu.Kasabaya tamda 100 metre kaldığı sırada artık dayanamayacağını anladı.Artık kehanetlerde bahsedilen,dünyaya birlik ve beraberliği getireceğine inandırılanın bu ölümcül tecrübeyi yaşaması gerektiğini anladı.Hemen yanındaki köyün en kutsal ağacının dibine gidip dualar ettikten sonra ağacın tamda önünde önce pantolonunu sonrada kutsanmış kilotunu sıyırdı.Artık sıçmalıydı,köye huzur getirmeliydi.
Beklenen günler acaba gelecek miydi?
Seçilmiş olan kendi içinde yapıp yapamayacağı korkusuyla savaşırken,köyün yaşlılarından ve bilgelerinden Nazif Amca durumu farketti ve hemen telekinetik bok teknikleriyle kasabaya haber uçurdu.Kasabalı artık kıtlığın bitmesini,tanrılar tarafından hediye edilmiş bokların seçilmiş olanın efsanelerde bahsedilen makatından çıkıp kasabayı adeta sarıp sarmalamasını bekliyordu.Tam da bu sırada,güneş yeryüzünü asaletle selamlarken seçiliş olan kararını vermişti,artık olması için doğduğu adam olmalıydı.Keskin bir nara duyuldu uzaklardan.Toprakları titreten,en korkusuz yaratıkların bile gönlüne korkuyu tattıracak bir nara.Artık sıçış başlamıştı.Halk ağacın ve seçilmiş kişinin etrafında danslar yapıyor,şamanlar seçilmişin makatı için dualar ediyor,bilgeler sessizce bekleyişlerini sürdürüyordu.Derin bir ıkınmadan sonra muazzam bir bok çıkışı başlamıştı.Boklar gözle bakılamayacak kadar parlak ve kokusu burunla koklanamayacak kadar keskindi.
Sıçış başlamıştı...
Dağları titreten sıçış başlamış,insanlar dans etmeyi bırakmış,yüreklerinde ki sevinç yerini korkuya bırakmıştı.Bunun yanı sıra çıkan bok miktarı katlanarak artıyor,seçilmiş olan insandan daha çok bir yaratığa benziyordu.Bu yaratık masallarda adı geçen dua eden insanların üstüne sıçarak onları kutsayan,ve bokunun baldan tatlı olduğuna inanılan tanrıdan başkası değildi.Böyle bir gücü bir insanın barındırması akıl almaz bir durumdu.Seçilmiş olan artık çömelmeyi bırakmış sanki bokun üstünde otururcasına sıçıyordu.Kutsal ağaç artık görünmemeye başlamıştı.Seçilmiş olan son bir çığlık attı,son bir çığlık.Sonunda sıçış bitmişti ve beklenilen günlerin gelmesi için sadece su olmadan götünü bir tek peçeteyle silip temizlemeliydi.Bunun için 20 yıldır üzerine çalıştığı tekniklerden çok daha öte bişey gerekliydi.
Acaba götünü silebilecek miydi...
Devamı başka bir güne.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder