24 Mayıs 2011 Salı

Evrilmek ve boş hayatlar üzerine

İnsan olarak herzaman belirli bir sahte kalitenin üstüne çıkmak için çabalamamızı evrim ve evrilmek kavramına yorduğumuz içindir belkide medeniyetlerimizin çöküşü.Yoksa karakter olarak yücelme içgüdüsü olan insan nasıl olurda bir kaç kağıt parçası,beton yığını ve toprak parçasının kafesine ağzı kulaklarında girmeye çabalar.Nasıl oldu da kaldırımın soğuğunu hissetmeden kuştüyü yatakların iyi olduğunu kendimize kanıtladık,nasıl oldu da toprağa tapınmayı tatmadan,güneşe secde etmeyi yaşamadan soyut ve somut putlara tapınabildik.Nasıl oldu da boş olan bardağın yarısının kendimiz olduğunu yokun aslında en varolan olduğunu görmeden dolu kısmında yüzmeye başladık bardağın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder